Bilmediğimiz ölüm nedenleri
Şifa Bahçesi, 09 Mayıs 2015 04:51
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Necmettin Ünal, dünyada sepsisten her 3 saniyede 1 kişinin öldüğünü belirterek, "Türkiye'de sepsisin ne sıklıkta görüldüğü hakkında net bir bilgi yok. 'Türkiye'de her sene 150-200 bin kişi sepsisten kaybediyoruz' diye tahmin ediyorum" dedi.
Dernek tarafından Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda "20. Uluslararası Yoğun Bakım Sempozyumu" düzenlendi.
Sempozyum kapsamında Dünya Yoğun Bakım Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Jean-Louis Vincent, Küresel Sepsis Birliği (GSA) Başkanı Prof. Dr. Konrad Reinhard ve Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Necmettin Ünal'ın katılımıyla basın toplantısı yapıldı.
Necmettin Ünal, sepsisin halk arasında "kan zehirlenmesi" olarak yanlış adlandırıldığına değinerek, sepsisi, "enfeksiyonlara karşı vücudun verdiği kontrolsüz yanıtın kendi doku ve organlarında zarar vererek, ölüme kadar giden organ disfonksiyonları oluşturması" şeklinde tanımladı.
Erken tanı ve tedavi yapılamaması, kaçınılmaz bir şekilde çoklu organ yetmezliği ve ardından ölümle sonuçlandığını dile getiren Ünal, alınan önlemlere rağmen sepsisin görülme sıklığı her yıl yaklaşık yüzde 13 oranında artış gösterdiğini kaydetti.
Ünal, sepsisin, dünyada 30 milyon civarında insanı etkileyen ve 8 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan bir sağlık sorunu olduğuna dikkati çekerek, "Dünyada sepsisten her 3 saniyede 1 kişi ölüyor ve yakın zamanda yapılan çalışmalar yoğun bakım ünitelerinde sepsis nedeni ile tedavi edilen hastaların üçte birinden fazlasının kaybedildiğini gösteriyor" diye konuştu.
Sepsisten ölüm oranlarının ülkeye, yoğun bakıma ve alınan önlemlere göre değişiklik gösterdiğini anlatan Ünal, şu bilgileri verdi:
"Ölüm oranları yüzde 30-60 arasında değişiyor. Bunun en ileri formu olan septik şok yani kan basıncının düzeltilemez şekilde düştüğü durumlarda ölüm oranı yüzde 80'lere kadar çıkıyor. Bu, hem halk sağlığı hem maliyet açısından ciddi problem. Çünkü Avrupa'da bir sepsis hastasının sadece hastane maliyeti 25 bin avro. Türkiye'de sepsisin ne sıklıkta görüldüğü hakkında net bir bilgi yok. 'Türkiye'de her sene 150-200 bin kişi sepsisten kaybediyoruz' diye tahmin ediyorum."
Ünal, sepsisin sağlık çalışanlarının yanı sıra halka da tanıtılması gerektiğini vurgulayarak, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sepsis görülme sıklığının yüzde 20 azaltılması hedefine ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Necmettin Ünal, Sağlık Bakanlığı desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen "Sepsis Farkındalık Eğitimleri" ile 70 ilde 25 binden fazla sağlık personeline eğitim verildiğini kaydetti.
Türkiye'de erişkin ve çocuk toplam yoğun bakım sayısının 27 binin üzerinde, en üst yoğun bakım denilen yoğun bakımların erişkinler için 8 bin civarında bulunduğunu kaydeden Ünal, "Genel olarak Türkiye'deki yoğun bakımlarda gerek hekimlerin temini gerekse yardımcı sağlık personeli ve hemşire sayısı konusunda problemler vardı. Ancak özellikle hemşire konusundaki problemlerin sadece bizim ülkemize ait olduğunu düşünmeyin. Dünyanın her ülkesinde yoğun bakım ünitesinde çalışması gereken hemşire oranları bellidir, bir çok ülke maalesef bu oranları yakalayamamaktadır" ifadelerini kullandı.
- "Antibiyotik direnci dünya çapında önemli bir sorun"
Prof. Dr. Jean-Louis Vincent da Türkiye'de yoğun bakım alanında önemli gelişmeler ve yoğun bakımın verimli bir şekilde kaydedildiğini belirterek, yoğun bakım ünitesine kabul edilecek hasta türlerini seçerken dikkatli olmak gerektiğini vurguladı.
Antibiyotik direncinin yoğun bakımı nasıl etkilediğine ilişkin bir soru üzerine Vincent, antibiyotik direncinin dünya çapında önemli bir sorun olduğuna dikkati çekerek, antibiyotiklerin sadece yoğun bakım, hastane ve hastane dışındaki doktorlar tarafından değil, veterinerler tarafından da gereğinden fazla kullanıldığını dile getirdi.
Vincent, bu konuda ortaklaşa bir şeyler yapılması ve antibiyotik tedavisindeki yükü azaltmak gerektiğinin altını çizerek, dirençli organizmalara odaklanmak gerektiğini söyledi.
- "Temiz bir bakım sağlayarak bunu başarabiliriz"
Prof. Dr. Konrad Reinhard ise dünya çapında 30 milyon kişinin sepsisten muzdarip olduğunu ve ölüm oranının yüzde 30-40 düzeyinde bulunduğunu belirterek, şu bilgileri paylaştı:
"Sepsisi önleyebilmek için öncelikle enfeksiyonların önlenmesi gerekiyor. Bunun bir yolu da aşı. Sıtma, ebola, influenza gibi hasalıklar çok kolay sepsise dönebiliyor. Aşı burada bir seçenek. Sepsis vakaları içinde yüzde 5-10'unun hastanede önlenebildiğini görüyoruz. Temiz bir bakım sağlayarak, hastanedeki hijyen koşullarını sağlayarak bunu başarabiliriz. Hastalık görülme sıklığını azaltmak için sepsisin olabildiğince erken dönemde tespit edilmesi, tanısının konulması, ilk organ disfonksiyonu belirtileri ortaya çıktığında bu belirtilerin çok net anlaşılabilmesi gerekiyor."
Almanya'da yılda 75 bin kişinin sepsis nedeniyle hayatını kaybettiğini anlatan Reinhard, 75 bin kişinin 20 bininin daha iyi önleme tedbirleri alınarak, aşı vasıtasıyla, erken tanı ve tedaviyle kurtarılabileceğini söyledi.
Reinhard, 60 yaş üstü hastaların influenzaya karşı aşı olması gerektiğini, aşılamayla birlikte ölüm oranını yüzde 50 oranında düşürmenin mümkün olduğunu belirterek, dünyanın her yerinde sağlık kuruluşlarının aşıya yönelik kampanya yapmasının önemine işaret etti.
- Sempozyum
20. Uluslararası Yoğun Bakım Sempozyumu, ABD, İngiltere, Belçika, Almanya, İtalya ve Fransa başta olmak üzere 13 ülkeden 25 yabancı konuşmacının katılımıyla gerçekleştiriliyor.
Sepsis, infeksiyonlarda tanı ve tedavi yaklaşımları, mekanik ventilasyon, beslenme, böbrek yetmezliği, renal replasman tedavileri, ECMO, hemodinamik monitorizasyon, yoğun bakımda ultrasonografi, sıvı tedavisi yönetimi, dokuların kanlanması, yoğun bakım hastalarında beyinde oluşan fonksiyon bozuklukları, yoğun bakımlardaki temel hatalar ve yoğun bakımların geleceğine ilişkin oturumların yapıldığı sempozyum, yarın sona erecek.
Sempozyum kapsamında ilk kez bir sağlık otoritesine, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na sepsis farkındalığını artırmaya yönelik yapılan çalışmalardan dolayı ödül verildi. Ödülü, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Emin Gümüş aldı.
Bu arada, Türk Yoğun Bakım Derneği, 2021'de yapılacak "Dünya Yoğun Bakım Kongresi"ni İstanbul'a getirmek üzere aday oldu. Kongre, dünyadan 8 bin-10 bin civarında yoğun bakımcının katılımı ile 2 yılda bir gerçekleştiriliyor.
Şifa Bahçesi, 09 Mayıs 2015 04:51
Yorumlar (0)

Zemheri ne demek Ne zaman başlar

Karanfilin faydaları ve kullanım şekli

Dengesiz ve Kararsız Anne-Baba Tutumunun olumsuz etkileri

Kaygıyı yok eden en basit yol: 4-7-8 tekniği zihni rahatlatıyor - 5

Boğazdaki asit reflüsünden kurtulmanın doğal yolları

Sinüzit Nedir Belirtileri Nelerdir?

Yaşlılar, susadıklarını hissettiklerinde aslında uzun bir süre susuz kalmış oluyorlar!

Sirkenin bilmediğimiz faydaları

Neden bazıları daha sık ve kolay hastalanır

Hangi yaşa geldiğimizde kendimizi artık genç hissetmiyoruz

Evinin odasında üretiyor, 5 ülkeye gönderiyor

Kış aylarında açık havada spor yaparken dikkat

Düşünceler insanı hasta eder mi?

Osmanlı saray mutfağından günümüze miras, İmaret Çorbası

Gübreye alternatif ürün Antalya'da geliştirildi! Bitki gelişimini üst seviyeye çıkarıyor

Çocuklarınıza Göstereceğiniz İlginin Önemi

Akıllı saatlerdeki gizli tehlike

Negatif düşüncenin gücü: Nosebo etkisi nedir?

stres ve stres yönetimi

çocuklarda parmak emme ve yapılması gerekenler

Vücutta karıncalanma neden olur?

Kadın mimar eli değmiş yenilikçi bir cami: Zebun Nessa

Hangi pekmez neye iyi gelir?

Uykuya dalarken ani sıçrama hissi neden olur?

Konya yöresel yemeklerinden nefis papara yemeği

Oyun Oynarken İşitme Duyusunu Kaybetti, Şimdi Herkese Örnek Oluyor

Düdüklü tencere neden patlar

Hurma ceviz ikilisinin inanılmaz faydaları

0-3 yaş çocuklarda sağlıklı bir uyku düzeni için 11 öneri

İlik nakline enzim tedavisi alternatif olabilir mi?

Ne balık ne ceviz! Beyin sağlığı için bilim insanları bunu öneriyor

Türkiye obezitede kaçıncı sırada

Tetanoz aşısı hangi durumlarda yapılır?

Neden Çok Yorgunuz

Huzursuz bağırsak sendromunun nedeni stres olabilir

Seyahat Edin Sağlıklı Kalın

Bebeklerde Oluşan Pişiklere Çözümler

Sıcak havalarda kalp sağlığını korumak için 5 yöntem

Çocuklar Neden Sınırlara İhtiyaç Duyarlar?
